Hürriyet

10 Şubat 2013 Pazar

İnşaat Sektörünün Yeni Hedefi Cezayir


Cezayir Avukat Arif BALTACI
Cezayir; Kuzey Afrika’da, Akdeniz kıyısında, Fas ve Tunus’un arasında yer almaktadır. Ülke topraklarının % 80’i Sahra’da yer almaktadır. Sahra’nın büyük bir bölümü yarı çöl özelliklerine sahiptir. Ülkenin % 10’luk kısmını oluşturan verimli kuzey kısmında tahıl, şarap, zeytin ve meyve üretimi desteklenmektedir.
İspanyolların 1505 yılında Mers–El-Kebir ve 1509 yılında Oran şehrini işgal etmelerinin ardından, Cezayir’de katolik baskısına karşı direniş hareketi başlamış ve Cezayirliler Osmanlı İmparatorluğu’nu yardıma çağırmışlardır. Cezayir’deki, İspanyol hakimiyeti 1516 yılında son bulmuştur. Ancak İspanyolların Oran şehrindeki hakimiyeti 1792’ye kadar devam etmiştir.
Cezayir’de, 1830 yılındaki Fransız işgaline kadar Osmanlı yönetimi devam etmiştir. 14 Haziran 1830 tarihinde Fransız işgaline uğrayan başkent Cezayir, 5 Temmuz 1830’da Fransız egemenliğine geçmiştir.
1 Kasım 1954 tarihinde, Milli Kurtuluş Cephesi ( FLN) ve Ulusal Bağımsızlık Ordusunun (APN) kurulmasını müteakip, Cezayir’in Fransız sömürge yönetimine karşı bağımsızlık mücadelesi başlamış ve 5 Temmuz 1962’de Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti ilan edilmiştir.
Cezayir, Başkanlık sistemi ile yönetilen bir Cumhuriyettir. Bağımsızlığını kazandığı 1962 yılından sonra, Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN – Front de Libération National) tarafından tek partili siyasi sistem çerçevesinde yönetilen Cezayir, 1989 yılında yapılan halkoylaması sunucunda kabul edilen yeni Anayasaya ile çok partili sisteme geçmiştir.
Economist Intelligence Unit tahminlerine göre, ülke nüfusu 36 milyon kişidir. Nüfus, Akdeniz kıyısında ülkenin kuzeyinde yoğunlaşmıştır. Bu bölgede başkent Cezayir ve Oran şehri olmak üzere iki önemli şehir bulunmaktadır. Ülkedeki iç karışıklık 1990’lı yıllarda nüfusun önemli şehirlere göç etmesine neden olmuştur. 
2011 yılında kişi başı gelir 8760 ABD Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir. 2002 yılında kişi başı gelirin 1.748 ABD Doları olduğu düşünüldüğünde kişi başı gelirde geçmiş yıllara oranla önemli bir artış olduğu görülmektedir. Ancak, bu durum genel olarak petrol ve gaz fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanmaktadır.
Geçen 10 yıl içerisinde zengin ve fakir arasındaki fark artmıştır. Hükümetin kamu sektöründe çalışanların sayısını arttırma politikası ve yüksek büyüme oranları, son yıllarda işsizliğin bir miktar azalmasını sağlamıştır. Cezayir İstatistik Kurumu ONS’ye göre, işsizlik oranı 2000’li yıllardan itibaren düşüş göstermektedir. Dünya Bankasına göre 1990’larda büyüyen kayıt dışı ekonomi GSYİH’nın yaklaşık % 35’ine tekabül etmektedir.
İşgücünün % 35′i gibi yüksek bir oranın ya işsiz olduğu ya da yeterince çalıştırılmadığı tahmin edilmektedir. Geleneksel kaçış yolu olan göç, Avrupa’ya ya da Kuzey Amerika’ya gitmek için vize almak son derece güç olduğundan, hemen hemen tamamen kapanmış gibidir. İşsiz sayısını azaltmak için, hükümetin işgücü yoğun hidrokarbonlar-dışı endüstrileri geliştirmek zorunda olduğu belirtilmektedir.
Kamu sektöründe ücretler, geleneksel olarak hükümet ve Ulusal Ticaret Birliği (UGTA) arasında müzakere edilmektedir. UGTA ekonomi politikasının oluşumunda oldukça etkili bir rol oynamaktadır.
Economist Intelligence Unit’in tahminlerine göre; 2012-16 döneminde Cezayir GSYİH’sı reel olarak yıllık ortalama % 4 oranında büyüyecektir. Ekonominin hidrokarbonlar sektörüne bağımlılığını azaltmak için hükümetin çaba sarf etmesi devletin ekonomide baskın bir rol oynamaya devam edeceğini göstermektedir. Finansman durumuna bağlı olarak sık sık gecikmeler olmasına rağmen devletin altyapı projeleri (konut stoku ve karayolu ve demiryolu yapımı genişleterek) devam etmektedir. Her ne kadar hükümetin ithalat caydırıcı politikaları ve kredi kısıtlamaları fren etkisi yapsa da özel hizmet sektörünün büyümesi ve kamu sektöründeki ücret artışları 2012-16 döneminde özel tüketim artışına destek olacaktır. Finansman eksikliği ve diğer bölge ülkelerinde olduğu gibi Cezayir’in kitlesel protestolara yenik düşüp düşmeyeceği gibi belirsizlikler özel yatırım artışını kısıtlayacaktır.
Hükümetin çeşitlendirme stratejisi rağmen, 2012-16 döneminde enerji sektörü Cezayir’in ekonomik motoru olmaya devam edecektir. 2012 yılından itibaren petrol üretiminde beklenen artış ile Cezayir, geçmiş yıllara göre daha yüksek olan petrol fiyatları nedeniyle kazançlı çıkacaktır. Cezayir ihracat sözleşmelerini karşılamaya yardımcı olacak ek doğal gaz kapasitesinin 2012-13 yılları arasında devreye girmesi beklenmektedir. Yabancı yatırımcılar üzerindeki kısıtlamalar, doğrudan yabancı yatırım akışını azaltacaktır ancak, küçük ve büyük yatırımcılar için Cezayir’in makroekonomik potansiyeli hala çekicidir. Hidrokarbonlar dışındaki sektörler devlet desteği alacağı için 2012-16 dönemi boyunca bu sektörler genişlemeye devam edecektir. Ancak GSYİH içindeki payı nedeniyle Hidrokarbonlar dışındaki sektörlerin genel ekonomik büyümeye önemli bir katkısı olmayacaktır.
Kaynak : Economist Intelligence Unit (Algeria Country Forecast)